SON DAKİKA... TEK TEK ANLATTILAR! 24 SAATE DÜŞÜRÜLSÜN!

Gelen son dakika haberine göre, Türkiye’de ilk Kovid-19 vakasının görüldüğü 11 Mart’tan bu yana mesai kavramı gözetmeksizin işlerinin başında olan sağlık çalışanları, vaka sayılarının yeniden artmasıyla tükenmenin eşiğine geldi. Kimi aylardır ailesinden uzakta kimi de altı ayda yalnızca bir iki gün izin yapabildi. Virüsün bulaştığı vatandaşlar için aylardır mücadele eden sağlık çalışanlarından istifa haberleri de gelmeye başladı. Dışarıdaki vatandaşların salgın yokmuş gibi maskesiz, sosyal mesafesiz bir hayat sürdürmelerinin kendilerini çok fazla üzdüğünü söyleyen sağlık çalışanları onlardan kurallara uymalarını istedi.
19 Eylül 2020 07:48

Çin, Vuhan’dan dünyaya yayılan yeni tip koronavirüsün neden olduğu Kovid-19 hastalığının ölümcül etkisi sürüyor. Türkiye’de ilk Kovid-19 vakasının görülmesiyle birlikte sağlık çalışanları çok yoğun bir tempo ile çalışmaya başladı.
Bu süreçte bazıları aylarca eve gidemedi, sevdiklerinden uzak kaldı, bazıları da artan hasta sayısıyla baş edebilmek için az uyudu, izin yapmadan çalıştı.

Yoğun bakımlarda aylardır salgına yakalanan vatandaşlar için mücadele eden sağlık çalışanları artık tükenme noktasına geldi.
Normalleşmeyle birlikte çok sayıda insanın önlemlere dikkat etmemesi ve vaka sayısının artması, salgın nedeniyle neredeyse gece gündüz çalışmak zorunda kalan sağlık çalışanları, maskesiz, sosyal mesafesiz bir hayat süren vatandaşların kendilerini çok üzdüğünü söyledi. Sağlık çalışanları aylardır verdikleri mücadeleyi Milliyet’e anlattı.

‘Sürünerek çalışıyoruz’ 
Yoğun bakım hemşiresi S.A.: “Salgın başladığı günden itibaren yoğun bir şekilde çalışıyoruz. 10 yıllık meslek hayatımın en zorlu ve yorucu dönemlerini yaşıyorum.
Salgın yüzünden birçok sağlık çalışanımız hayatını kaybetti. Ağustos ayında ben de salgına yakalandım. 14 günlük tedavimin ardından hemen işime döndüm.

Yıprandık, yorulduk, tükendik ancak mücadele etmek zorundayız. Sürünerek çalışıyoruz, bu mücadeleyi de hep birlikte yaparsak kazanırız. Sadece sağlık çalışanlarının çalışmasıyla olacak bir şey değil. İnsanları maskeleri takmaları için uyardığımızda tepkiyle karşılaşıyoruz.
İnsanların benciliği ve sorumsuzluğu da bizi çok yoruyor. Bir tarafta hastanelerde canları pahasına insanlar için mücadele edenler var, diğer tarafta virüs yokmuşçasına bencilce davrananlar.

Artık sokakta maskesiz birini gördüğümde, ‘Nasıl olsa bize gelecek’ diyorum. Bir de Sağlık Bakanı sağlık çalışanları için, ‘Ölümle yaşam arasında kollarını açmış sizi bekliyor’ demişti. Aslında ölüme yakın bir noktadayız ve maalesef ölüyoruz.”

‘Sorumsuz insanlara tepkiliyim’ 
Anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. A.Y.: “Aylarca hastalarımızı hayata döndürmek için mücadele ederken, dışarıda hayatın öyle olmadığını görmek bizi çok üzüyor. İnsanların çok rahat ve kurallara uymadığını görüyoruz.

Bu şekilde dışarıda bulaş artınca bizim için de risk artıyor. Onlarca sağlık çalışanımız işini yaparken hayatını kaybetti, istifa edenlerin haberini alıyoruz. Hal böyleyken sorumsuz ve kuralara uymayan insanlara tepkiliyim.”

‘Ağlayarak müdahale ettik’ 
Anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. S.A.: “Hepimiz zorlu ve sıkıntılın bir süreçten geçiyoruz. Yeri geldiğinde 16 saat bir hasta ile vakit geçirdiğimiz oluyor.

Tüm bu süreç bizi hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yoruyor. İnsanız, bazen ‘Yeter’ dediğim noktalar da olmuyor değil.
Bizi bu süreçte ayakta tutan en önemli şeyde hastalarımızın iyileşmesi. Gebe bir hastam vardı, doğumdan hemen sonra kalbi durdu, müdahale ettik, iyileştirdik. Müdahaleyi bütün ekip ağlayarak yapmıştık.

Bu, salgın dönemindeki en büyük motivasyonum. Kırılma noktasına geleceğimi anladığım an bu olay aklıma geliyor ve mücadeleye devam diyorum.
Diğer taraftan insanların maske kuralına uymaması, sosyal mesafeyi hiçe sayması, hijyene dikkat etmemesi beni çıldırtıyor.

Sorumsuz insanları görünce çıldırıyorum. Tek beklentimiz insanlardan buna uysun. Yoksa her geçen gün vakalar artacak, biz yetişemeyeceğiz. Şu an bile çok yoğun çalışıyoruz.
Evimin önünde pazar kuruluyor, pazarın önünden geçip hastaneye gittiğimde insanları dip dipe görünce de kendi kendime söyleniyorum, ‘Bunlar için mi hayatımızı hiçe sayıp gidiyoruz’ diyorum. Ancak yapacak bir şey yok, yorulsak da, tükenme noktasına gelsek de mücadeleye devam.”

94 sağlıkçı can verdi 
Salgının başlangıcından bugüne Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu, Prof. Dr. Feriha Öz, Aile Hekimi Dr. Yavuz Kalaycı, özel hastanede kayıt görevlisi olarak çalışan Dilek Tahtalı’nın da aralarında 94 sağlık çalışanı koronavirüsle mücadele ederken can verdi.
Yüzlerce sağlık çalışanına da virüs bulaştı. Aylardır mücadeleye devam eden doktorlardan istifa edenler de oldu, emekliye ayrılanda.

İstanbul’da Aile Hekimi olarak görev yapan Dr. Handan Çetinkaya, Twitter hesabından koronavirüse yakalanıp iyileştiğini ancak salgın sürecinde sağlık personelinin haklarının korunmadığını söyleyerek istifa ettiğini duyuranlar arasında.

‘İş yükümüz çok fazla’ 
Asistan doktor E.Ö.: “Birçok arkadaşımız Kovid kaptı, onlardan biri de bendim. Kovid’i kaptıktan 9 gün sonra yine görevimin başına döndüm ve hasta bakmaya devam ettim. En büyük sıkıntımız viral yükümüzün fazla olması.

Biz asistanlar olarak hâlâ 36 saat nöbet tutuyoruz, en azından bu sayı 24 saate indirilebilir İş yükümüz çok fazla ve sağlık personeli yetersiz. Bu yetmiyormuş gibi, hastalandığımızda bizi suçluyor, ‘Ekipmanlarınızı iyi kullanmadınız’ diyorlar.”

‘Dayanacak gücümüz yok’ 
Göğüs hastalıkları uzmanı Dr. S.B.: “Hastalığın başlangıcında bir bilinmezlik ve korku vardı. Ancak zamanla bu korkunun yerini yorgunluk aldı. İzin kullanmadık ve yedi ayda ilk defa zar zor izin alabildim. Sağlık elamanları yeterli değil.

Günde 36 hastaya bir doktor bakmamalı ama bakıyoruz. Bu da aşırı derece yorgunluk demek. Bu yorgunlukla kendimizi bile koruyamaz hale geldik.
Saatlerce o sıcakta, o tulum ve maskelerle çalışmak çok zor. Tükenmiş durumdayız. Bu sürecin nereye gideceğini bilmiyoruz, düşünmek de istemiyorum.

Düşünürsem hiç çalışamam. Bunların yanı sıra hastalarımız da bizi çok yoruyor. Bazı hastalarımız çok bilinçsiz ve onlara sürekli ‘Maske takın’ uyarılarında bulunmamıza rağmen ciddiye aldıkları yok.
Lütfen insanlar kurallara uysun, kurallara uyulmadığı sürece bu hastalık azalmaz, bizim de dayanacak gücümüz yok.”

ÇİĞDEM YILMAZ İstanbul

MİLLİYET

EĞİTİM BÜLTENİ SAYFASINI
SON EKLENENLER