SON EKLENENLER

Boğaziçi Rektörü Naci İnci: Bu ifade özgürlüğü değil vandallık

Geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi'nde skandal bir olay yaşandı. Üniversitenin yeni rektörü Prof. Dr. Naci İnci'nin üzerine yürüyen öğrenciler, makam aracının üzerine çıkıp sloganlar attı. Yaşanan skandalın ardından ilk kez konuşan İnci, "Buranın 30 yıllık hocası olarak üniversitemi belirli bir zümrenin dayatmasına teslim etmeyeceğim" dedi. Boğaziçi Üniversitesi'nde Melih Bulu'nun rektörlüğe atanmasıyla başlayan ve provokatörlerin tezgâhlarıyla terör ve vandalizme varan çirkin eylemler 30 yıla yakın bir süredir Boğaziçi Üniversitesi'nin hocası olan Prof. Dr. Naci İnci'nin ağustosta rektörlük koltuğuna oturmasıyla durulmuş, yüz yüze eğitimin yeniden başlamasıyla kampüs normalleşmişti.
10 Ekim 2021 08:29

Ancak Türkiye'yi yazdıkları kaos senaryolarının bir parçası haline getirmek isteyen gruplar bu kez İnci'nin yolunu kesip, yuhaladı. Biri de makam aracının üzerine üstü çıplak bir şekilde çıkarak "Bunlar öğrenci değil" diye isyan ettiren görüntüler sergiledi. Prof. Dr. Naci İnci, provokatörlerin çirkin eylemi sonrası ilk kez SABAH'a konuştu:

BURADA ZORBALIK VAR: İfade özgürlüğüne sonuna kadar saygılıyız. Biz onu teşvik de ediyoruz. Ama bu eylemde zorbalık olduğu, vandallık olduğu aşikâr. Bunu hiçbir şeyle açıklayamazsınız.

BİR YERDEN DÜĞMEYE BASILDI:Benim rektörlüğe atanmamla birlikte bir sakinleşme oldu. Kampüs normal hayatına dönmeye başladı. Sonra kampüs açıldı. Eğitim öğretime başladık. Ne olduysa bir şekilde bir yerden düğmeye basılmış gibi, rektörün arabasının önünü kesmek, üniversitede huzursuzluk çıkarmak, böyle olaylarla karşılaştık maalesef.

KİMSE CESARET EDİP BUNU ÜSTLENMEDİ

Eylemlerin daha önceki argümanı şuydu: 'Rektör Boğaziçi Üniversitesi'nden biri değildi. Ben buranın 30 yıllık hocasıyım. Onların bir kısmı benden ders aldı. Şimdiki argüman ise şu: 'Siz daha önceki yönetimde görev aldınız'. Size de teklif edildi. Bütün öğretim üyelerine 'Gelin yardım edin. Üniversite çökmesin. İşler yürüsün' denildiğinde kimse cesaret edip bunu üstlenmedi. Çünkü bir mahalle baskısı kuruyor bazı arkadaşlarımız.

25-30 KİŞİNİN YAPTIĞI İŞ:Bunu bütün Boğaziçi Üniversitesi camiasına mal edemeyiz. Bizim 17 bin öğrencimiz var. Ama bunları yapan, bu vandallığı ve bu zorbalığı yapan öğrenciler ve buna destek verenler belki 25-30 kişi.

KENDİSİNİ ÜNİVERSİTENİN SAHİBİ GÖREN BELLİ BİR GRUP VAR

Kendisini üniversitenin sahibi ve efendisi gören belli bir grup var. İçerisinde emekli olan hocalarımız var ki biz onlara kampüsleri yasaklamadık, derslere devam ediyorlar. Emekli olduktan sonra da ofislerini tutuyorlar ama forumlarda yönetime karşı, yönetimin işlememesi için birçok yazılar yazıyorlar. Öbür öğretim üyelerinin üzerinde bir mahalle baskısı oluşturuyorlar. Bu korkudan dolayı kimse bir görev almak istemiyor.

BU MÜCADELENİN YERİ MECLİS'TİR:'İlla biz birisini seçeceğiz, cumhurbaşkanı onu atamak zorunda' inadı var. Bu bizim sorunumuz değil. Bu Boğaziçi Üniversitesi'nde savaşılabilecek bir şey değil. Bunun yeri TBMM'dir.

ÜNİVERSİTEMİ HER TÜRLÜ TEHLİKEYE KARŞI KORURUM

Belli bir zümrenin dayatmasına bu üniversiteyi teslim etmeyeceğim. Hukuk zemininde gerekli bütün mücadeleyi yaparım. Üniversitemi her türlü tehlikeye karşı korumak için bunu yaparım ve yapacağım. 'HOCAM ÜZÜLMEYİN' Türkiye birincileri Boğaziçi'ne geliyor. Herkesin hayali olan bir yer. Mezunlarımız burayı bitirdiklerinde bütün kapılar kendilerine açılıyor. Bu 17 bin öğrencimiz tabii ki derslerine konsantre olmak istiyorlar. Böyle şeylerin içerine girip kendi geleceklerini riske atmak istemiyorlar. O yüzden ben onların bu şeye katılmamaları gerektiğini söylüyorum. Bana yazıyorlar 'Hocam üzülmeyin' diye. Esas olan onların en sıhhatli bir şekilde eğitimlerine devam etmeleri.

BOĞAZİÇİ'NE HUKUK FAKÜLTESİ GELİYOR

Hukuk fakültesinin kurulması devam ediyor. Dekanımız Selami Kuran hocamız saygın bir akademisyen. Dereceleri yurtdışından, en ünlü üniversitelerden. 3 öğretim üyesi alındı. Doktor öğretim üyeleri. Bunların doktoraları yurtdışından, ikisi University of London'dan bir tanesi Lancaster'den. İstihdam devam edecek. Hukuk fakültesi şunun için önemli: O kadar çok istek var ki. Halkın bir talebi var. Boğaziçi'ndeki bir hukuk fakültesine insanlar gelip okumak istiyor.

BOĞAZİÇİ ADINA MESAJLAŞMALAR OLUYOR

Bir bakıyorsunuz kapıda başka üniversitelerden gelenler var. 12 kişi gözaltına alınıyor. Bunların 4'ü Boğaziçi Üniversitesi'ne kayıtlı, 8'i başka üniversiteye kayıtlı. Bir bakıyorsunuz bir lisede Whatsapp grubu kuruluyor, Boğaziçi adına mesajlaşmalar oluyor. Liselere yapıyorlar bunu. Ne alakası var. Boğaziçi'ndaki eylemlere destek verilmesinin lisedeki öğrenciyle ne alakası olabilir.

ARKASINDA BAŞKA GÜÇLER VAR

Rektörün makam aracına çıkıp tepinmek her şeyden önce insani bir davranış değil. O protesto falan değil ki. Eğer bu seviyeye getirilmişse öğrenciler bunun arkasında başka güçler var, bir arayüz. Bu bir projenin parçası. O zaman bir proje var. 

KİMLİĞİYLE KAMPÜSE SOKTUĞU KİŞİ KİM?

Yapılan şey bir disiplin suçudur. Bu aracın üzerine çıkan öğrencinin 17 tane soruşturma tutanağı var ama hiç ceza almamış. Örneğin, kimliğini başkasına kullandırtmış. Kendi yerine başkasını kampüse sokmuş. Soktuğu kişi kimdir?

DEKAN MAHALLE BASKISINDAN CEZA VERMİYOR

Danıştay, rektörün disiplin yetkisini iptal etti. Disiplin amiri dekanlar. Dekana gönderiyorsunuz, örneğin bir fakültenin dekanına 149 tane disiplin soruşturması göndermişiz. Bunların sadece 30-35 tanesine cevap verilmiş ve hiçbirisine suç olmasına rağmen bir ceza verilmemiş. Dedim ya bir mahalle baskısı var. Dekanların ceza vermemesi de o mahalle baskısının bir sonucu. Ceza verseydiniz bunlar devam etmezdi.

SABAH

EĞİTİM BÜLTENİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER